ŞİRKETLER HUKUKU
ŞİRKET HİSSESİ DEVRİNDE MURİS MUVAZAASI - GENEL MUVAZAA (TBK m.19) - TENKİS
​
​
İLGİLİ MEVZUAT HÜKÜMLERİ
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu
SözleÅŸmelerin yorumu, muvazaalı iÅŸlemler
MADDE 19- Bir sözleÅŸmenin türünün ve içeriÄŸinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.
KONUYA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI
​
1-) YARGITAY KARARI – ÖZET: 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı BirleÅŸtirme Kararı, bizzat mirasbırakanın üzerinde tapuda kayıtlı olan taşınmazların miras bırakan ya da vekili (temsilcisi) tarafından aslında bağış olduÄŸu halde satış biçiminde temlik edilmesi durumunda uygulama olanağı bulur. Åžirket hissesi devri, tapuda devir niteliÄŸinde olmadığı için 01.04.1974 tarihli İBK uygulanmaz ancak ÅŸartları varsa TBK m.19’da yer alan muvazaa hükümleri uygulanır.
“Dosya içeriÄŸinden ve toplanan delillerden;1945 doÄŸumlu mirasbırakan ...’ın 07.12.2006 tarihinde, eÅŸi ...’nin ise 18.03.2005 tarihinde öldüÄŸü, geriye davacı kızı ... ile davalı oÄŸulları ... ve dava dışı kızı ...’nin kaldıkları, dava konusu ÅŸirket paylarını; ... NoterliÄŸinin 21.11.2001 tarih ve 4937 yevmiye numaralı Limited Åžirket Hisse Devir Senedi ile mirasbırakan ...’ın sahibi bulunduÄŸu 600 paydan 240’ar payını davalılar ...’e, 120 payını ise davalı ...’ya, yine aynı tarihli ve 4938 yevmiye numaralı Limited Åžirket Hisse Devir Senedi ile ise, muris ...’ın eÅŸi ...’nin sahibi bulunduÄŸu 280 paya isabet eden kısmını davalı ...’ya devrettiÄŸi, ÅŸirket ana sözleÅŸmesine göre, kurucularının ...ve ... Ayan olduÄŸu, toplam 30 milyar lira sermaye ile kurulduÄŸu,15 milyar lirasının muris ... tarafından karşılandığı, geri kalan kısmın diÄŸer ortaklarca ödendiÄŸi, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/65 D.iÅŸ sayılı dosyası ile muris ...’ın Gelir vergisi Kanunu 81/2.maddesi gereÄŸince ... Vergi Dairesinde adına kayıtlı ... ünvanlı ferdi iÅŸletmesindeki özsermayesini kurulmakta olan ... Gıda Tarım Ürünleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Åžti. ünvalı ÅŸirkete devretmek istemesi nedeni ile ferdi iÅŸletmenin öz sermayesinin ve gerçek aktiflerin deÄŸerinin tespitini istediÄŸi anlaşılmaktadır.
BilindiÄŸi üzere, 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı BirleÅŸtirme Kararı, bizzat mirasbırakanın üzerinde tapuda kayıtlı olan taşınmazların miras bırakan ya da vekili (temsilcisi) tarafından aslında bağış olduÄŸu halde satış biçiminde temlik edilmesi durumunda uygulama olanağı bulur. İçtihadı birleÅŸtirme kararları kapsamları ile sınırlı gerekçeleri ile yol gösterici ve sonuçları ile baÄŸlayıcı kararlar olduÄŸundan tapuda yapılan temlikler dışındaki iÅŸlemler yönünden belirtilen içtihadı birleÅŸtirme kararı uygulanamaz.
Ancak, böyle hâllerde genel muvazaa hükümlerinin uygulanması gerekir. Gerçekten, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19. maddesi hükmünde genel muvazaa düzenlenmiÅŸ olup, “…..tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır” hükmü getirilmiÅŸtir.
Mirasçı sözleÅŸmenin tarafı olmadığından sözleÅŸmenin muvazaalı olarak yapıldığı iddiası her türlü delille kanıtlanabilir. Özellikle, resmi sicillere baÄŸlı tutulan malların muvazaalı devrinde TBK'nın 19. maddesinin uygulanabileceÄŸi ve muvazaa iddiasının araÅŸtırılacağı yasal ve yargısal uygulama gereÄŸidir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2009 günlü ve 1999/4-286 esas, 1999/293 karar sayılı kararında da aynı görüÅŸ benimsenmiÅŸtir.
Somut olayda ise, yukarıda açıklanan ilke ve olguları kapsar biçimde bir araÅŸtırma ve incelemenin yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Hâl böyle olunca, davanın konusunu oluÅŸturan ÅŸirket hisselerinin devri yönünden TBK'nın 19. maddesi kapsamında deÄŸerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken, muris muvazaası kapsamında deÄŸerlendirilerek yazılı ÅŸekilde hüküm kurulması isabetsizdir.” YARGITAY 1.Hukuk Dairesi Esas: 2015/ 2408 Karar: 2017 / 6540 Karar Tarihi: 16.11.2017
​
2-) YARGITAY KARARI – ÖZET: Åžirket hisse devrine iliÅŸkin muris muvazaası taleplerinde 1974 tarihli İBK uygulanmaz ancak TBK m. 19 hükmü gereÄŸince muvazaanın varlığı kabul edilebilir. “Özellikle, resmi sicillere baÄŸlı tutulan malların muvazaalı devrinde TBK'nin 19. maddesinin uygulanabileceÄŸi ve muvazaa iddiasının araÅŸtırılacağı yasal ve yargısal uygulama gereÄŸidir.”
“Dosya içeriÄŸi ve toplanan delillerden; 1940 doÄŸumlu mirasbırakan ...’in 23.12.2009 tarihinde ölümü üzerine dava dışı eÅŸi ... ile ilk eÅŸten olma çocukları davacı ..., davalı ..., dava dışı ... ve ...’in mirasçı kaldıkları, mirasbırakanın 04.10.2007 tarihli noterde düzenlenen pay devir sözleÅŸmeleri ile ... İmalat İnÅŸaat Malz. Tic. Ltd. Åžirketindeki 600 payını davalı gelini ...’ye, 1200 payını davalı oÄŸlu ...’a satış yoluyla devrettiÄŸi, bozma sonrası alınan Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporuna göre, mirasbırakanın 04.10.2007 hisse devir tarihi itibariyle fiil ehliyetini haiz olduÄŸunun belirlendiÄŸi anlaşılmaktadır. BilindiÄŸi üzere, 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı BirleÅŸtirme Kararı, mirasbırakanın üzerinde tapuda kayıtlı olan taşınmazların miras bırakan ya da vekili (temsilcisi) tarafından aslında bağış olduÄŸu halde satış biçiminde temlik edilmesi durumunda uygulama olanağı bulur. İçtihadı birleÅŸtirme kararları kapsamları ile sınırlı gerekçeleri ile yol gösterici ve sonuçları ile baÄŸlayıcı kararlar olduÄŸundan tapuda yapılan temlikler dışındaki iÅŸlemler yönünden belirtilen içtihadı birleÅŸtirme kararı uygulanamaz. Ancak, böyle hâllerde genel muvazaa hükümlerinin uygulanması gerekir. Gerçekten, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19. maddesi hükmünde genel muvazaa düzenlenmiÅŸ olup, “…..tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır” hükmü getirilmiÅŸtir. Mirasçı sözleÅŸmenin tarafı olmadığından sözleÅŸmenin muvazaalı olarak yapıldığı iddiası her türlü delille kanıtlanabilir.
Özellikle, resmi sicillere baÄŸlı tutulan malların muvazaalı devrinde TBK'nin 19. maddesinin uygulanabileceÄŸi ve muvazaa iddiasının araÅŸtırılacağı yasal ve yargısal uygulama gereÄŸidir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2009 günlü ve 1999/4-286 esas, 1999/293 karar sayılı kararında da aynı görüÅŸ benimsenmiÅŸtir. Öte yandan, bozmaya uyan mahkemenin bozma kararında belirtildiÄŸi ÅŸekilde iÅŸlem yapmak ve orada gösterilen doÄŸrultuda hareket etmek zorunluluÄŸu bulunmaktadır. Bu durumda bozmaya uyulmakla taraflar lehine usuli kazanılmış hak doÄŸacağından artık mahkemece bozma gereklerini yerine getirme zorunluluÄŸu doÄŸar.” YARGITAY 1.Hukuk Dairesi Esas: 2018/ 1458 Karar: 2020 / 6738 Karar Tarihi: 15.12.2020
3-) YARGITAY KARARI – ÖZET: Åžirket hissesinin muvazaalı devredildiÄŸi iddiası – Davacı, mirasın denkleÅŸtirilmesini istediÄŸinden muris muvazaası yoluna gidilemez.
“Taraflar arasında görülen davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne iliÅŸkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiÅŸ olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereÄŸi görüÅŸülüp düÅŸünüldü;
Dava, şirket payının terekeye iadesi isteğine ilişkindir.
Davacı, ortak mirasbırakan babalarının dava konusu ... A.Åž.’deki 159.724 payı temsil eden 37 adet pay senedini muvazaalı bir iÅŸlemle satış gibi göstererek davalı kızına herhangi bir bedel almaksızın bağışladığını ileri sürerek söz konusu 37 adet pay senedinin denkleÅŸtirme çerçevesinde miras bırakanın terekesine iade edilmesine; ÅŸayet bu talepleri yerinde görülmeyerek mirasbırakanın dava konusu ... A.Åž.’deki 159.724 payı temsil eden 37 adet pay senedini itibari deÄŸerleri karşılığında karma bağışlama sözleÅŸmesi ile davalı kızına devrettiÄŸi kabul edilecek olursa, pay devir sözleÅŸmesi çerçevesinde ödendiÄŸi iddia edilen toplam devir bedelinin kaç tane payın gerçek deÄŸerine denk geldiÄŸi hesaplanarak, devredilen 37 adet paydan, bulunan bu pay sayısı düÅŸülerek geri kalan payların denkleÅŸtirme çerçevesinde miras bırakanın terekesine iade edilmesine karar verilmesi istemiÅŸtir.
Davalı, davaya konu pay senetlerinin bedellerinin karşılığını tamamen nakit olarak mirasbırakana ödediÄŸini, ayrıca mirasbırakanın pay senetlerini miras payına mahsup edilmesi kaydı ile devir etmediÄŸini belirtip davanın reddini savunmuÅŸtur.
Mahkemece, muris muvazaası çerçevesinde deÄŸerlendirme yapılarak pay devirlerinin muris muvazaası nedeniyle geçersiz olduÄŸu gerekçe gösterilip davanın kabulüne karar verilmiÅŸtir.
Hemen belirtilmelidir ki, kiÅŸisel hakkın devri niteliÄŸindeki ÅŸirket hisselerinin devrinde muris muvazaasına iliÅŸkin 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İBK′nın uygulama yeri bulunmadığı kuÅŸkusuzdur.
DiÄŸer taraftan, hâkim davacının bildirdiÄŸi maddi olaylar ve son istekle baÄŸlı ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca, ileri sürülen maddi olaylarda hangi hukuki sebebe göre karar vereceÄŸini tayin ve takdir etmek durumundadır. BaÅŸka bir anlatımla, maddi olgu ve olayları (vakıaları) bildirmek yanlara, bildirilen bu olay ve olgulara göre hukuki nitelendirmeyi yapmak, uyuÅŸmazlığı çözüme ulaÅŸtıracak kanun hükmünü bulup uygulamak hakime aittir. Öyle ki, hukuki sebep yanlış gösterilmiÅŸ veya hiç gösterilmemiÅŸ olsa dahi hakim tarafından en uygun hukuki sebebin bulunması ve ona göre karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, dava dilekçesinin içeriÄŸi ve iddianın ileri sürülüÅŸ biçiminden, davada 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu′nun 669. v.d. maddelerinde düzenlenen ″mirasta denkleÅŸtirme″ hukuksal nedenine dayanıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davanın ″mirasta denkleÅŸtirme″ niteliÄŸinde bulunduÄŸu gözetilerek yargılama yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı nitelendirme ile muris muvazaası çerçevesinde deÄŸerlendirme yapılarak hüküm kurulması isabetsizdir.” YARGITAY 1.Hukuk Dairesi Esas: 2016/ 18552 Karar: 2020 / 6288 Karar Tarihi: 26.11.2020
​
4-) YARGITAY KARARI – ÖZET: Åžirket hisse devri iÅŸlemine iliÅŸkin olarak muvazaa iddiası genel hükümlere göre incelenir.
“Her ne kadar taşınmazlarla ilgili muris muvazaasına iliÅŸkin içtihadı birleÅŸtirme kararının dava konusu hisselerin menkul (taşınır) niteliÄŸi gözetildiÄŸinde, iÅŸbu davada deÄŸerlendirilmesi mümkün deÄŸilse de, yukarıda da bahsedildiÄŸi üzere davacıların genel muvazaa nedenine iliÅŸkin olarak bu yöndeki bir taleplerinin dinlenmesine engel bir hal bulunmamaktadır. Åžu halde mahkemece, davacıların murisin muvazaalı iÅŸlemine iliÅŸkin olarak ortaya koydukları delillerin bu çerçevede deÄŸerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduÄŸu ÅŸekilde yanılgılı deÄŸerlendirmeyle bir karar verilmesi doÄŸru olmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiÅŸtir.” YARGITAY 11.Hukuk Dairesi Esas: 2019/ 2603 Karar: 2020 / 588 Karar Tarihi: 21.01.2020
​
5-) YARGITAY KARARI – ÖZET: Muvazaa iddiasına baÄŸlı olarak ÅŸirket hissesinin iptali, bunun kabul edilmemesi halinde tenkis talebi
“..BilindiÄŸi üzere; tenkis (indirim) davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme baÄŸlı veya saÄŸlar arası kazandırmaların (bağış) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doÄŸurucu (inÅŸai) davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koÅŸul; mirasbırakanın ölüme baÄŸlı veya saÄŸlar arası bir kazandırma iÅŸlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiÅŸ olmasıdır. Saklı payların zedelendiÄŸinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümüyle bilinmesiyle mümkündür. Tereke mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduÄŸu malvarlığı kıymetleri ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluÅŸturur. Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduÄŸu kiÅŸilerin 743 sayılı Kanun uygulanacaksa bir aylık 4721 sayılı Kanun uygulanacaksa üç aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluÅŸturur. Tereke bu ÅŸekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre deÄŸerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir (TMK m.564). Mirasbırakanın TMK'nin 506. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediÄŸi bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır. Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliÄŸine göre icap ederse kazandırma iÅŸleminde, saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif (nesnel) ve sübjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira tasarruf oranını aÅŸan her kazandırmada saklı payları zedeleme kastının varlığından söz edilemez.
Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme baÄŸlı tasarruflar veya TMK'nin 565. maddesinin 1, 2 ve 3 bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diÄŸerlerinde özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken TMK'nin 570. maddesindeki sıralamaya dikkat etmek davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı Kanunun 561. maddesinde yer alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme baÄŸlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra saÄŸlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu iÅŸlem sırasında dava edilmeyen kiÅŸi veya tasarrufların tenkisi gerekeceÄŸi sonucu çıkarsa davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceÄŸi ve birden çok kiÅŸiye yapılan teberru tenkise tabi olursa 563. maddede yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.
Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiÄŸi takdirde tasarrufun tümünün deÄŸeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (Sabit Tenkis Oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (TMK m.564) araÅŸtırılmalıdır. Bu araÅŸtırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm halinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir.
Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliÄŸi ortaya çıktığı takdirde sözü geçen 564. maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı doÄŸmadan davalının tercihini kullanması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmiÅŸse sonuç doÄŸurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmak ve 11.11.1994 günlü 4/4 sayılı İçtihadı BirleÅŸtirme Kararı uyarınca süratle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki rayice göre deÄŸeri belirlenmeli ve bu deÄŸerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak naktin ödetilmesine karar verilmelidir.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinin baÅŸlık kısmında dava türünü "dava: tapu iptali ve tescil-ÅŸirket hisse iptali-tenkis" ÅŸeklinde belirtmiÅŸ olup, ön inceleme duruÅŸmasında, dava dilekçesinin talep sonucu kısmına tenkis talebini yazmayı sehven unuttuklarını tenkis istemlerinin de bulunduÄŸunu beyan ettiÄŸi, mahkemece uyuÅŸmazlığın "muris muvazası nedeniyle tapu iptali tescil, ÅŸirket hissesinin iptali, olmadığı takdirde tenkis" istemine iliÅŸkin olduÄŸunun tespit edildiÄŸi ve ön inceleme duruÅŸma tutanağının taraflarca imzalandığı anlaşılmakla, HMK.'nın 140/3. maddesinin son cümlesi gereÄŸince tahkikatin bu tutanak esas alınarak yürütüleceÄŸi öngörülmekle davada terditli olarak tenkis talebinin de bulunduÄŸu kabul edilmelidir.
Öte yandan, içtihadı birleÅŸtirme kararları kapsamları ile sınırlı gerekçeleri ile yol gösterici ve sonuçları ile baÄŸlayıcı kararlar olduÄŸundan tapuda yapılan temlikler dışındaki iÅŸlemler yönünden belirtilen içtihadı birleÅŸtirme kararı uygulanamaz.
Ancak, eldeki davanın konusunu oluÅŸturan ÅŸirket hisselerinin devri yönünden, genel muvazaa hükümlerinin uygulanması gerekir. Gerçekten, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19. maddesi hükmünde genel muvazaa düzenlenmiÅŸ olup, “…..tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır” hükmü getirilmiÅŸtir. Mirasçı sözleÅŸmenin tarafı olmadığından sözleÅŸmenin muvazaalı olarak yapıldığı iddiası her türlü delille kanıtlanabilir. Özellikle, resmi sicillere baÄŸlı tutulan malların muvazaalı devrinde TBK'nın 19. maddesinin uygulanabileceÄŸi ve muvazaa iddiasının araÅŸtırılacağı yasal ve yargısal uygulama gereÄŸidir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2009 günlü ve 1999/4-286 esas, 1999/293 karar sayılı kararında da aynı görüÅŸ benimsenmiÅŸtir.” YARGITAY 1.Hukuk Dairesi Esas: 2016/ 7654 Karar: 2019 / 5327 Karar Tarihi: 17.10.2019
6-) YARGITAY KARARI – ÖZET: Åžahsi hak niteliÄŸinde olan kooperatif hissesinin devri iÅŸlemine karşı muvazaa iddiasını dinlenmez. Bu iÅŸlem tenkise tabi olabilir.
“Taraflar arasında görülen davada; ,
Davacı, mirasbırakanları...'un ... A.Åž deki paylarının bir kısmını davalı kızına satış suretiyle temlik ettiÄŸini, ... A.Åž.'nin aile ÅŸirketi olup tek mal varlığının ... ilçesinde bulunan... Otel olduÄŸunu, mirasbırakanın otele iliÅŸkin ÅŸirket hisselerini devir tarihinde hukuki iÅŸlem ehliyetinin bulunmadığını, temlik iÅŸleminin gerek bu baÄŸlamda gerekse muris muvazaası sebebiyle geçersiz olduÄŸunu ileri sürerek mirasbırakan...'un ... A.Åž.'deki hisselerini davalıya devir iÅŸleminin iptali ile miras payları oranında ...mirasçıları adına tesciline, davalının dava konusu hisseler vesilesiyle elde ettiÄŸi gelirin tespiti ile faiziyle birlikte miras payları oranında mirasçılara ödenmesine karar verilmesini istemiÅŸtir.
Davalı, hak düÅŸürücü sürenin geçtiÄŸini öte yandan muris muvazaası iddiasının ise yersiz olduÄŸunu, hisse devrinin TTK'deki düzenlemelere uygun olarak yapıldığını, satışın ÅŸekil ÅŸartlarına ve usulüne uygun olduÄŸunu belirterek davanın reddini savunmuÅŸtur.
Mahkemece, davacının ÅŸirket hisse devri sırasında ÅŸirket ortağı olduÄŸu ve hisse devrinden haberdar bulunduÄŸu, her ne kadar hisse temlikinin satış olduÄŸu söylenmekte ise de; bağış olarak yapıldığının kabulü gerektiÄŸi, bağış olarak yapılan tasarrufun muvazaa sebebiyle iptalinin alacağın temliki hükümlerine göre yapılmış olması sebebiyle hükümsüz bulunmadığı, ancak mirasbırakanın ölümünden sonra tenkise tabi tutulabileceÄŸi, davanın mirasbırakanın ölümünden sonra bir yıllık hak düÅŸürücü sürede açılmadığı gerekçeleri ile reddine karar verilmiÅŸtir.
Karar, davacı tarafından süresinde duruÅŸma istekli temyiz edilmiÅŸ olmakla, duruÅŸma günü olarak saptanan 29.01.2019 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler duruÅŸmaya baÅŸlandı, süresinde verildiÄŸi ve kayıt olunduÄŸu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruÅŸmanın bittiÄŸi bildirildi, iÅŸ karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düÅŸüncesi alındı. Dosya incelenerek gereÄŸi görüÅŸülüp düÅŸünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriÄŸine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle söz konusu ÅŸirket payının davalı adına Åžirket Yönetim Kurulu'nun 10.01.2005 tarih ve 08 sayılı kararı ile devredildiÄŸi göz önüne alındığında, kiÅŸisel hakkın temliki niteliÄŸi taşıyan kooperatif ve ÅŸirket hisselerinin devri iÅŸleminde 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı BirleÅŸtirme Kararı'nın uygulama yerinin bulunmadığı, sözü edilen temliklerin koÅŸullarının varlığı halinde tenkis hükümlerine tabi olacağı, davacının tenkis isteminde bulunmadığı gözetilerek yazılı ÅŸekilde karar verilmiÅŸ olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüÄŸe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereÄŸince gelen temyiz edilen vekili için 2.037.00.-TL. duruÅŸma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına ve aÅŸağıda yazılı 16.70.-TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, 29.01.2019 tarihinde oybirliÄŸiyle karar verildi.” YARGITAY 1.Hukuk Dairesi Esas: 2015/ 17034 Karar: 2019 / 553 Karar Tarihi: 29.01.2019
7- YARGITAY KARARI – ÖZET: Araba devri muris muvazaasına konu olmaz.
“Dosya içeriÄŸine, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; taşınır mallara iliÅŸkin olarak 01.04.1974 tarih ½ Sayılı İçtihadı BirleÅŸtirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı gibi dava konusu araçların mirasbırakan tarafından devredilmediÄŸi de nazara alındığında muris muvazaası ve genel muvazaa hükümleri bakımından iddianın yerinde olmadığı, tenkis isteÄŸi yönünden ise davacının 01.10.2012 tarihli ihtarname ile tenkis sebeplerini öÄŸrendiÄŸi halde davayı 27.03.2014 tarihinde açtığı gözetildiÄŸinde 1 yıllık hak düÅŸürücü sürenin geçtiÄŸi görülmekle sonucu itibariyle bu gerekçeyle davanın reddi doÄŸru olduÄŸuna göre davacının deÄŸinilen yönlere iliÅŸkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.” YARGITAY 1.Hukuk Dairesi Esas: 2016/ 9884 Karar: 2019 / 5727 Karar Tarihi: 07.11.2019
​
​
-
​
​
